İnsanda döllenmeden sonraki ilk beş gün, embriyonun rahme tutunmaya (implantasyon) hazır hale geldiği, son derece düzenli süreçtir. Bu döneme “implantasyon öncesi gelişim” denir. İstanbul Konsensusu (PMID: 25344070), her gün için beklenen hücre sayıları ve yapısal özellikleri standartlaştırarak, embriyoloji laboratuvarlarında değerlendirmelerin tutarlı olmasını sağlar. Tüp bebek laboratuvarlarında kullanılmayan ama embriyolojide kullanilan diğer bir sınıflandırma da Carnegie Evreleridir (Carnegie Stages of Human Embryonic Development, PMID: 20185898).
Carnegie Evreleri insan embriyo gelişimini döllenmeden itibaren yaklaşık 8. haftaya kadar 23 ayrı evrede tanımlayan bilimsel bir sınıflandırmadır. Bu sistem, 20. yüzyılın başlarında Carnegie Institution for Science tarafından oluşturulmuş ve çok sayıda embriyo örneğinin mikroskobik incelemelerine dayanmaktadır. Ölçütler, embriyonun boyutu veya yaşı yerine, yapısal gelişim basamaklarına dayanır. Dolayısıyla, Carnegie evreleri tüm bireyler için geçerli olacak şekilde evrensel bir zaman çizelgesi sunar. Bu sınıflandırmadaki veriler, genellikle rahim içinden doğal düşükler sonrası elde edilen embriyoların histolojik ve fotoğrafik incelemeleriyle oluşturulmuştur.
Bu evre, sperm ve yumurtanın birleşmesiyle başlar. Önce sperm, yumurtanın zarını geçer ve çekirdekler (pronükleuslar) oluşur. Daha sonra bu çekirdekler kaynaşarak tek hücreli zigotu meydana getirir. Carnegie Evresi 1, zigotun oluşumu ve ilk mitoz bölünmenin başlamasını kapsar.
İstanbul Konsensusu’na göre 1. Gün döllenmenin tamamlandığı andır. Sperm ve yumurta çekirdekleri birleşerek tek hücreli zigotu oluşturur. Bu aşamada embriyo içinde iki tane çekirdek (pronükleus) ve iki yavru hücre görülür. Henüz bölünme olmamıştır; beklenen hücre sayısı birdir. Normal döllenmiş zigotun doğru tanınması, sonraki gelişimin sağlıklı olup olmayacağını öngörmek açısından önemlidir.
Zigot, ardışık mitozlarla önce 2 hücreli, sonra 4 hücreli ve en geç 72 saat içinde 8 hücreli hale gelir. Carnegie Evresi 2, hücrelerin hâlâ zona pellucida adı verilen koruyucu zarın içinde olduğu, sıralı bölünme sürecini tanımlar.
İstanbul Konsensusu’na göre 2. Gün zigot ilk bölünmelerini geçirerek genellikle 4 hücreli aşamaya ulaşır. Ancak gözlem zamanına bağlı olarak 2–6 hücre görülebilir. İdeal gelişimde hücreler (blastomerler) birbirine benzer büyüklükte olur ve aralarındaki sitoplazma kaybı (fragmentasyon) çok azdır. Hücre sayısı, embriyonun bölünme hızını yansıtır; doğru zamanda doğru hücre sayısına ulaşan embriyoların gelişmeye devam etme olasılığı daha yüksektir. 3. Gün (yaklaşık 72 saat sonra) embriyo genellikle 8 hücreli aşamaya gelir. Hâlâ “bölünme dönemi” içindedir ve zona pellucida adı verilen koruyucu zarın içindedir. Bu günde kaliteli embriyolar simetrik hücrelere ve düşük fragmentasyon oranına sahiptir. 8 hücreli aşama kritik bir dönüm noktasıdır; çünkü bu aşamadan sonra hücreler birbirine sıkıca yapışmaya (kompaksiyon) başlar ve ilk farklılaşma işaretleri ortaya çıkar.
Hücre sayısı artarak 16–32’ye ulaşır ve hücreler birbirine sıkıca kenetlenir (kompaksiyon). Bu, morula aşamasıdır. Ardından embriyo içinde sıvı birikmeye başlar ve blastokist adı verilen yapı oluşur. Blastokistte dış tabaka trofoblast (gelecekte plasentayı oluşturur) ve iç hücre kitlesi (gelecekte embriyoyu oluşturur) net olarak ayrılır. Gün 5 sonunda blastokist 70–100+ hücre içerir ve bir sonraki aşama olarak zona pellucida’dan çıkarak (hatching) rahme tutunmaya hazır hale gelir.
İstanbul Konsensusu’na göre 4. Gün hücrelerin tamamen birbirine kenetlendiği morula aşamasıdır. Morulada genellikle 16–32 hücre bulunur. Hücreler arası sınırlar belirginliğini kaybeder, güçlü bağlantılar kurulur. Bu yapısal değişim, hücrelerin iç hücre kitlesi (gelecekte fetüsü oluşturacak) ve trofoblast (plasentayı oluşturacak) olarak ayrılmasını kolaylaştırır. Bu aşamada embriyo içinde sıvı birikimi de başlar. 5. Gün embriyo tam gelişmiş bir blastokist haline gelir. Yaklaşık 70–100 veya daha fazla hücre içerir. Ortasında blastokoel adı verilen sıvı dolu bir boşluk oluşur ve iç hücre kitlesi boşluğun bir kenarına itilir. Dış tabakayı oluşturan trofektoderm hücreleri, implantasyon sırasında rahim duvarına tutunmayı sağlar.
Hem morfolojik özellikleri hem de beklenen hücre sayılarını bir arada değerlendirmek, embriyologların embriyoları objektif şekilde puanlamasını ve en yüksek başarı şansı olanları seçmesini sağlar. Bu standart yaklaşım, tüp bebek laboratuvarlarında karar süreçlerinin tutarlılığını artırır ve gebelik oranlarını iyileştirir.